BİSİKLET LASTİKLERİNİN SÜRÜŞE ETKİSİ

BİSİKLET LASTİKLERİNİN SÜRÜŞE ETKİSİ

Lastiklerin hava basıncı ve
genişlikleri herhalde dağ bisikleti camiasında en çok tartışılan konulardandır.
Geniş lastik mi daha iyidir, ince lastik mi, lastiği çok mu şişirmeli yoksa az
mi kabilinden sorularla bugüne kadar kafa patlatmayan yoktur. Yol
bisikletçiliğinde daha önce bilimsel olarak cevabi da bulunmuş olan bu sorular
dağ bisikletçiliğinde bugüne kadar ciddi bir araştırma konusu olmadılar. Bu
nedenle dağ bisikletçiliğinde de genel kani, yol bisikletçiliğinden üzerinde
fazla düşünülmeden alınmış kuraldan oluşur: İnce ve yüksek basınçlı lastik
kalın ve düşük basınçlı lastikten daha iyidir, daha düşük dönüş direncine sahiptir
vs. Peki gerçekten böyle mi?

Geçtiğimiz aylarda Köln Spor Yüksekokulu’nda bir çalışma gerçekleştirildi.
Çalışmanın amacı bilimsel bir şekilde dağ bisikletçiliğinde lastiklerin
kullanıma olan etkilerini ortaya çıkarmak. Bu da değişik zemin ile değişik
lastik ve basınç tertipleri ile lastiklerin dönüş direncini hesaplamaktan
geçiyor. Ortaya son derece çarpıcı ve bugüne kadar dağ bisikletçiliğinde
bellenmiş fikirlerin yanlış olduğunu gösteren sonuçlar çıktı. Önce araştırmanın
ne şekilde yapıldığına bakalım.

Lastikler:

Araştırmada birbirinden farklı lastik modeli kullanılıyor, Schwalbe Albert
Brothers, Fast Fred ve Racing Ralph modelleri, her model 2,0-2,35“ arasında
değişen üçer farklı ölçüde deneniyorlar. Albert klâsik bir arazi binişi
lastiği, büyük dişli, Racing Ralph hafif dişli bir arazi binişi lastiği, Fast
Fred ise ortası düz bir lastik.

Basınç:

Değişik basınçların kullanıma ve dönüş direncine etkilerini bulmak için her
lastik her boyut ile 4 basınç değerinde deneniyor: 1,5-2-3-4 bar.

Deneme parkuru:

Denemeler 460m uzunluğunda çok hafif bir eğimle yokuş yukarı çıkan bir arazide
yapılıyorlar. Arazide yan yana, ayni uzunlukta çimen, toprak ve asfalt parkur
bulunuyor, bu da parkurlar arasındaki farkın sadece zemin olmasını mümkün
kılıyor.

Yöntem:

Hava direncini asgarîye indirmek için saatte sabit 9,5km hız ile 460m’lik yol
kastediliyor. Pedala bisikletçi tarafından verilen güç W cinsinden SRM aynakolu
ile hesaplanıyor. Burada belki kısaca SRM aynakolundan bahsetmek gerek.

SRM Schoberer Rad Meßtechnik’in kısaltılmışı, yani Schoberer Bisiklet Ölçüm
Tekniği. Bu sistem mühendis Ulrich Schoberer tarafından geliştiriliyor ve ilk
defa olarak bisiklette W cinsinden harcanan gücü hesaplamayı mümkün kılıyor.
Bugün SRM sistemi üç kategoride piyasada var. Hobi kategorisi, profesyonel
kategorisi ve bilimsel kategori. Bilimsel kategori +/- %0,5 gibi bir hata payı
ile son derece kesin sonuçlar verebiliyor. Bisiklet dünyasında adı ün yapmış
kim varsa, Armstrong, Ullrich, Bettini, Zabel, Cippolini, hep SRM sistemi ile
çalışıyorlar.

Çalışma sırasında lastikler arasındaki ağırlık farkları hesaplamada göz önünde
bulundurulmuş, ayrıca SRM ile elde edilen değerler Bohle firması tarafından
laboratuarda lastiklerin dönüş direnci ölçülerek tasdik edilmiş.

Sonuçlar:

Araştırma bugüne kadar dağ bisikletinde lastikler hakkında edinilmiş fikirlerin
neredeyse tamamen yanlış olduğu gibi son derece önemli bir sonuca ulaşmış. Bu
sonuçlar 4 grafik ile Mountainbike Magazin dergisinde yayınlandı.

Zemin etkeni:

Beklendiği üzere çimen üzerinde dönüş direnci en yüksek, sonra toprak ve asfalt
geliyorlar. Büyük dişli Albert her yerde en zor dönen lastik. Hafif dişli
Racing Ralph ilginç bir şekilde asfaltta ortası düz sayılabilecek Fast Fred’den
daha kolay dönüyor. Bunun açıklaması Racing Ralph’taki dişlerin birbirlerine
daha yakın olmaları ve bu sayede iki diş arasında tekerleğin „düşmemesi“, yani
kesintisiz bir dönüşe imkân tanınması. Arazide ise lastiğin esnekliği büyük
önem kazanıyor, lastiğin gövdesi ne kadar ince ve esnekse lastik zemine o kadar
kolay uyum sağlıyor, o kadar kolay dönüyor.

Lastik genişliği etkeni:

Araştırmada kullanılan lastikler 2,0“ (50mm) ve 2,35“ (62mm) arasındalar.
Şimdiye kadar 1,95 inçten yukarısını arazi binişi için uygun bulmayanlara tablo
son derece çarpıcı bir sonuç sunuyor: Asfaltta geniş ve ince bir lastik
arasında fark yokken arazide kalın lastikler daha kolay dönüyorlar. Zemin
bozuldukça kalın lastiklerin üstünlüğü de artıyor.

Görüldüğü üzere lastiklerin zeminle temas eden kısımlarının alanı eşit ama
sekli farklı. İnce lastiklerde temas yüzeyi daha ovalken kalın lastiklerde
daireye daha yakın. Bu sayede kalın lastiklerde lastiğin dönüş hareketini
güçlendiren ve lastiğin üzerinden dönmesi gereken kaldıraç kolu kısalıyor.
sonuç: Asfaltta lastik kalınlığı arasında fark yok, zemin bozuldukça kalın
lastik daha kolay dönüyor.

Hava basıncı etkeni:

Hava basıncı konusunda da son yıllarda iç lastiksiz sistemleri düşük basınçla
kullanma gibi eğilimler olsa da genel kani yol bisikletçiliğinden alınmadır: Ne
kadar şişkin lastik, o kadar kolay dönüş. araştırma bu yargının da dağ
bisikletçiliği için tamamen yanlış olduğunu ortaya çıkarıyor. Asfaltta haliyle
basınç arttıkça daha kolay dönen lastikler zemin bozuldukça zorlanmaya
başlıyorlar. çimen ve toprakta basınç ne kadar düşük olursa lastik o kadar
kolay dönüyor.

Bütün bunlar ne demek? Sadece asfaltta bisiklete binenler yüksek hava basıncı
kullanmalı. Asfalt kullanımı için en iyi lastik tamamen düz ya da ortası düz
veyahut dişleri birbirine yakın modeller. Arazide ise gerçekten hızlı olmak
için hava basıncını düşürmek gerekiyor. Zemin ne kadar kötüleşirse düşük hava
basıncının getirisi o kadar yüksek oluyor. Lastik kalınlığı konusunda da
kesinlikle kalın lastikler daha iyiler.

Görülen o ki zemin bozuldukça dönüş direncinin önemi artıyor. Bu da bir kere
daha gösteriyor ki kemikleşmiş ön yargıları bir kenara bırakıp kullandığımız
lastikleri tekrar gözden geçirmenin vakti gelmiş.

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi